Cemil Batur Gökçeer – PARAZİT (Parasite)

16 – 22 Mayıs // May, 2015

Açılış // Opening 16 Mayıs // May 19:00

 

Batur yakın geçmişinde biriktirdiği ses, video ve fotoğraflardan oluşan kayıtları yanına alıp Torun’a taşındı ve 3 hafta boyunca mekanda ortaya çıkan Parazit sergisini oluşturdu.

 

Geçen üç yıl boyunca hayatının merkezinde olan Torun içerisinde bu kayıtlarla tekrar karşılaşırken onun için belirginleşen kimi duyguları sivriltmeye çalıştığı, bunun yanı sıra da kendisi için yeni sayılabilecek ses ve video ile denemeler gerçekleştirdiği bir çalışma sürecine girdi.

 

Bu süreç içinde ortaya çıkan “Parazit” ismi, görüntü ya da seste beliren bir bozulmaya işaret etmiyor yalnızca. Batur için Parazit, “korku, arzu gibi ‘şey’leri kuvvetle ilerletip gerileten, taşıran ya da boğup yok eden insan zihninin içerisinde bir yerlerde” yaşıyor. Bazen benzer bir duyguyla kaydettiği, bazen de böylesi bir duyguyla dönüştürdüğü kayıtları Torun’da bir atmosfere dönüştürürken belki de kendi zihninde cızırdayan bir noktadan yola çıkıyor.

 

“Karlı bir televizyonun ekranına dalmışken beni seyreden arkadaşımın ağzında ismiyle beraber beliriverdi, bu sergiye gelene kadar da aslında hep burnumun dibinde durmakta olduğunu böylelikle kavradım. Galiba bundan 3 sene önce burada açılan ilk sergimde sigortaları attırıp ampulleri patlatan da oydu. Şu an ondan rahatlıkla bahsediyor olmamın nedeni sanırım onu daha da çok kabullenmiş olmam, ama yine de aramızda bir uzlaşıdan bahsedemem. Zaman içinde birbirimize bir şekil veriyor gibi gözüksek de, kendi ayrıksılığını kuvvetle hissettirmeye devam ediyor. Daha gençken, ateşimin her şeyi alevlendirdiği zamanlarda benimle birlikte tutuşan varlığından habersizdim. Şimdi ise beni bir çakmak çakamayacak denli hareketsiz bırakırken, karşımdaki şeyin gerçek mi yoksa onunla birlikte dönüşmüş bir suret mi olduğuna emin olamadığım zamanlar var. Tüm bunları ve onunla aramdaki bu ilişkiyi burada, Torun’da, tekrar yaşar ve belki de açık ederken bir şeylerin hala tam berraklaşmadığı bir andayım; ama görüyorum ki ona benzer bir tabiata sahip olan dışsal şeylerin sivrilttiği duyularımın peşinden sürüklenmiş ve bir şeyler biriktirmişim. İstiyorum ki şu an bana belirdiği gibi, ayrıksı ve kendi bedeninde, şeyleri saptıran ve bozan o titreşimiyle birlikte onu duyumsanabilir hale biraz da olsa getirebileyim.”

 

//

 

Batur picked up his affairs ─documents comprised of sounds, videos and photos collected in the recent past─ and moved into Torun and in 3 weeks time produced Parazite exhibition.

 

He entered a period of work in which he experimented with audio and video in ways which were new to him, while he attempted to sharpen certain emotions that crystallized as he re-encountered these documents in Torun – a space which had been at the center of his life for the past 3 years.

 

The title “Parasite”, which arose during this progress, doesn’t simply signify a corruption in image or sound. To Batur, the Parasite lives “somewhere inside the human mind, which makes ‘things’ progress and regress, or surge and sink as the fear or desire does”. He sets out from one such spot that perhaps sizzles in his own mind, and converts these documents -which were recorded or transformed with similar emotions, into an atmosphere which comes to life in Torun.

 

“It appeared suddenly with its name from the mouth of a friend who had been watching me zoned out in front of a television screen full of static, and I grasped how it had always been standing right in front of me till that moment. It must have been it that blew out the fuses and burnt out the light bulbs at my first exhibition here three years ago. I think the reason why I can talk about it comfortably now is because I’ve more or less accepted its existence, but still I can’t say that we’ve reached a conciliation. Although we may seem like we shape each other in time, I still feel it forcing its eccentricity onto me. When I was much more young the fire burnt with me was also burning it, with all the things around me, so I kept being unaware of its existence. And now, left inert enough to not be able to flick a lighter, there are times when I can’t be sure whether what I’m facing is real or a facsimile shaped after it. At this moment in Torun where I’m reliving and exposing all of this and this relationship to my own, some things still fail to clarify. And yet I see that I’ve been dragged around by things that bear a similar nature to it and that I’ve collected all these things. So now I want to turn it into something tangible, perceptible, as it appears to me, eclectic and in its own body”

 

poster: Amir Jamshidi

fotoğraflar & video: Cemil Batur Gökçeer